17 Ocak 2011 Pazartesi
Çamaşır Kurutma Makinesi ve enerji tasarrufu
Son günlerde reklam panolarında gördüğüm Çamaşır Kurutma Makineleri beni benden alıyor. Reklamın yapılış şekli de bu makinelerin %75 oranda enerji tasarrufu yaptığı.
Çamaşır Kurutma Makinesi ne mi?...
Bizim coğrafyada pek kullanılmıyor. En azından ben ve benim çevremde yaşayanlardan kullanan hiç kimse yok. Çamaşır Kurutma Makinesi, çamaşırları yıkadıktan sonra kurumaları için içine koyup çalıştırarak kullanılan bir makine. Şekli de aynen çamaşır makinesine benziyor.
Biz çamaşırlarımızı nasıl kurutuyoruz peki? Yazın balkona asıyoruz, kışın da içeriye çamaşırlık eşliğinde serip mis gibi kurutuyoruz.
Ne diye anlattım bunca şeyi?
Şu yüzden. Şimdi bize 75% tasarruflu diye pazarlıyorlar bu makineyi, %25'ini ödeyeceğiz yalnızca! Aman ne büyük nimet! Yahu biz zaten o 75%'i ödemiyoruz ki! Püfür püfür açık havada kurutuyoruz çamaşırlarımızı! %25'i ne diye ödeyelim durup dururken! Sayın firma yetkilileri, sakin olun, ben o enerjiyi tüketmiyorum zaten!
Enerji tasarrufuymuş! Açalım gözlerimizi diyorum... 'Çevreci' sıfatını nasıl ve neden kendilerine yakıştırıyorlar görelim.
Biz görebiliyoruz mu dediniz?...
E sağınıza solunuza da gösterin o zaman...
16 Ocak 2011 Pazar
Mini cumartesi gezisi
Dün havanın sıcaklığına dayanamayıp, Erdem hasta olmasına rağmen Cunda'ya gittik.
Önce Taş kahvede sıcak çay eşliğinde bir ayvalık tostunu höpletip, üzerine gazete eşliğinde keyif kahvemi içtim. Sonra bir kaç fotoğraf çektim. (T-shirtle oturdum, Ocak ayında... )
Ardından Pateriça'ya doğru yola koyulduk. Çok değil, bir kaç km yürüdük ama hem havanın sıcaklığı hem de sıcağa aldanıp açmış olan çiçekler bir anda bahardaymışız hissini verdi bize.
Bunlar da dünden bir kaç an...
Fotoğraflar: Özge Sönmez
5 Ocak 2011 Çarşamba
Pazar trekkingleri
Geçtiğimiz pazar Ören tarafındaki köyleri yürüdük. Ören'den sat 10:30'da başlayan yürüyüşümüz saat 18:00 civarı bitti. Toplam 3 köy gördük. Köylerden birinde kahvede oturup güzelce karnımızı doyurduk. Sonra tekrar düştük yollara...
Bol sohbetli ve güzel manzaralı bir yürüyüştü. Erdem tırmaşık kışu gördü, ben göremedim.
Ama çok tatlı ağaçkakanlar gördük :) Sağda fotoğrafları var..
Birkaç fotoğraf daha,
Fotoğraflar: Özge Sönmez
Bol sohbetli ve güzel manzaralı bir yürüyüştü. Erdem tırmaşık kışu gördü, ben göremedim.
Ama çok tatlı ağaçkakanlar gördük :) Sağda fotoğrafları var..
Birkaç fotoğraf daha,
Fotoğraflar: Özge Sönmez
2011'i beklerken...
2010'u pek neşeli uğurladık :) Bol bol yemek yedik,şarap içtik ve dans ettik! Her telden çaldık, halay da çektik, Pink Martini dinleyip romantik danslar da ettik.. Bir bölümünü gerçekten hatırlamıyorum :) Muhteşem yemekler Fusun ve Elvan'ın ellerinden çıkmışlardı, uzun zamandır böyle bir masada oturmamıştım :)
Mutlu mutlu 2010 ile vedalaşıp, tam saniyesinde sevgili kocacım Erdem tarafından patlatılan bir şampanya ile 2011'e merhaba dedik :) O anı hiçbirimiz fotoğraflayamadık,çünkü nasıl bu kadar denk geldi anlamak mümkün olmadı :) Sonra öpüşmeler, gülüşmeler derken fotoğrafı hepimiz unuttuk :)
Saat 2 gibi bizi evlerinde misafir eden Elvan'lardan çıkıp, Cunda'ya gittik. Ayna'daki arkadaşlarımızı da görmeyi hedefliyorduk ama geç kalmışız. Vino'da Halilleri yakaladık, onlar da eve dönüyorlardı. Biz de kahve içelim diye Karadeniz pastanesine oturduk ve ayılma kahvemizi içip, eve döndük.
Ertesi gün, Özgür gelip bizi alana kadar pestilimiz çıkmış biçimde evde yatıyorduk. Özgür zorla dışarı çıkalım ayılın dedi, Ayna'ya gittik ve ayıldık :)
İşte 31 Aralık'tan birkaç kare,
Fotoğraflar: Özge Sönmez
Mutlu mutlu 2010 ile vedalaşıp, tam saniyesinde sevgili kocacım Erdem tarafından patlatılan bir şampanya ile 2011'e merhaba dedik :) O anı hiçbirimiz fotoğraflayamadık,çünkü nasıl bu kadar denk geldi anlamak mümkün olmadı :) Sonra öpüşmeler, gülüşmeler derken fotoğrafı hepimiz unuttuk :)
Saat 2 gibi bizi evlerinde misafir eden Elvan'lardan çıkıp, Cunda'ya gittik. Ayna'daki arkadaşlarımızı da görmeyi hedefliyorduk ama geç kalmışız. Vino'da Halilleri yakaladık, onlar da eve dönüyorlardı. Biz de kahve içelim diye Karadeniz pastanesine oturduk ve ayılma kahvemizi içip, eve döndük.
Ertesi gün, Özgür gelip bizi alana kadar pestilimiz çıkmış biçimde evde yatıyorduk. Özgür zorla dışarı çıkalım ayılın dedi, Ayna'ya gittik ve ayıldık :)
İşte 31 Aralık'tan birkaç kare,
Fotoğraflar: Özge Sönmez
1 Ocak 2011 Cumartesi
Sevgili Mathilda,
S.T.
Yeni bir yıla girmişken...
29 Aralık 2010 Çarşamba
Mutlu Yıllaaaar! / Merry Christmaaaas!
17 Aralık 2010 Cuma
Dünyanın ilk sürdürülebilir şehri / The World's first sustainable city
Video'nun içinde, bir gün tüm şehirler böyle inşa edilecek diyor...
13 Aralık 2010 Pazartesi
Tüm bu olup bitenler
Bugünlerde hep kötü şeyler oluyor.
Tarihi kentler sular altında kalıyor, dengesiz iklim olayları küresel ısınmayı kabul etmeyenleri bile ağzı açık bırakıyor, gençler ölesiye dayak yiyor, genç kadınların karnındaki bebekler tekmeyle öldürülüyor, bunca şiddet yetmezmiş gibi herkes yasal olarak 4 silaha sahip olup 2sini üzerinde taşıyabiliyor.
Bir arkadaşımın profil fotoğrafına bakamıyorum, içim almıyor. Şeffaf bir hamile kadın karnı, rahmin içinde bebeği ve karnının hemen dibinde birazdan onu öldürecek olan tekme ...
Kafamı toprağın altına gömesim var ama korkuyorum. Ya orada daha kötü şeyler oluyorsa diye...
Tarihi kentler sular altında kalıyor, dengesiz iklim olayları küresel ısınmayı kabul etmeyenleri bile ağzı açık bırakıyor, gençler ölesiye dayak yiyor, genç kadınların karnındaki bebekler tekmeyle öldürülüyor, bunca şiddet yetmezmiş gibi herkes yasal olarak 4 silaha sahip olup 2sini üzerinde taşıyabiliyor.
Bir arkadaşımın profil fotoğrafına bakamıyorum, içim almıyor. Şeffaf bir hamile kadın karnı, rahmin içinde bebeği ve karnının hemen dibinde birazdan onu öldürecek olan tekme ...
Kafamı toprağın altına gömesim var ama korkuyorum. Ya orada daha kötü şeyler oluyorsa diye...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















